 04.02.2011 tarihinde Muratpaşa Lisesinde göreve başladım. Nisan 2010 tarihinde Comenius çerçevesinde okul proje ekibimle İtalya’ya gittim. Döndüğümüzde Kosova’dan bir heyetin okulumu ziyaret ettiğini öğrendim.
Gelen heyet içinde bir okul müdürü, bizimle kardeş okul olma isteğini, bizim arkadaşlara iletmişlerdi. 2011 yılı Mart ayında aynı teklif Kosovalı bir velimiz aracılığıyla tekrar bizlere ilettiler. Bunun üzerine onların tekliflerin değerlendirebileceğimizi kendilerine ilettim. Sonra ilk önce kendilerinin Antalya ziyaret edeceklerini telefonla bildirdiler. Ben kaç kişilik bir ziyaret olacağı ile ilgili ve ziyaret programını istedim. Ve onları okuluma davet ettim. 12 Mayıs 2011 Perşembe günü okulumuzu, Kuvendi Arberit Gymansium okulu Müdürüyle birlikte bir heyet bu ziyareti gerçekleştirdi. Bu davet esnasında okul Müdürünün samimi davetini kabul ettim. Kendilerine İstanbul’a kadar gelme imkanım var olduğunu, ondan sonrası da yürüyerek de olsa bu davete icabet edeceğimi söyledim. 12 Mayıs 2011’deki ziyaretleri okulumuz öğrenci velisi Adnan PAYÇIN Beyler üstlendi. MEB 2011 Çalışma Takvimine baktığımda en uygun zamanın 20 Haziran – 23 Haziran olduğunu gördüm. Sayın İl Milli Eğitim Müdürüme ve Sayın İlçe Milli Eğitim Müdürüme konudan bahsettim. Kendileri büyük destekleri ve teşvikleriyle bir planlama yaptım. Okulumuz öğretmenlerinden bu iadeyi ziyarete katılabilecekler ile ilgili resmi yazı ile tespit ettim. Karşı okula isimleri bildirerek davet mektubunu aldık. Gezi onayını ve pasaport işlemlerini bitirerek 260 Euro’ya gidiş dönüş Antalya Priştinia - Priştina Antalya’ya bilet aldık. 20 Haziran Antalya hava Limanından saat 05:15’te hareket ettik, saat yaklaşık 07:00’de Priştina’ya vardık. Polis kontrollerinden geçtikten sonra Karadeniz iklimine benzer yeşil ama küçük bir hava limanına inmiştik. Priştina’ya 35 km uzaklıkta kardeş okul Müdürü Büyük otobüs tutarak bizleri, idareci ve öğretmen arkadaşları ile hava limanında karşıladılar. Yaklaşık iki saat Başkent Priştina’da etrafı ve şehir merkezini gezdik. Sonra Priştina’da Boşnak Böreği yedik. Sonra tekrar otobüsümüzle Kardeş okulumuzun bulunduğu Feriza Kentine yol aldık. Yol üzerinde dikit ve sarkıtları ile meşhur bir mağarayı gezdik. Sonra feriza kentine vardık eşyalarımızı otele bıraktıktan sonra bizleri bekleyen kardeş okula gittik. Okulun bütün öğretmenleri ve görevlileri, yaklaşık 100 öğrenci ile okulda karşılama töreni için hazır bekliyorlardı. Hepsinin elinde birer gül, sıralanmış önde de Türk Bayrağı ve Kosova Bayrağı ile “Hoş geldiniz, Mir Sevini , Welcome” Yazılı pankartla karşılandık. Bu karşılama töreni, devletim adına şahsımı gururlandırdı. Sonra karşılama salonu hazırlanmıştı oraya geçtik. Okul Müdürü Ali AZEMİ “hoş geldiniz sonra bu kardeş okul olmanın amaçları arasında gönül birliği olan ülkemize karşı duygularını ifade etti. Bu ziyaretin kendileri pek memnun ettiğini, teşekkür ettiğini , bu kardeş olma ile de karşılıklı öğrenci gezileri iki ülke kültürünün kaynaşması ve tanıtım sağlanarak birlikteliğin pekiştirilmesi , bilgi paylaşımı , Avrupa birliği projelerinde ortak olma , ortak bilgi bankası oluşturmak, ders programların paylaşmak , internet üzerinde bilgi ağı oluşturmak ve bunu gelecek nesillere taşımak olduğunu” ifade etti. Sonra ben de önce İl milli eğitim Müdürümüz Sayın Osman Nuri GÜLAY’ın, İlçe Milli Eğitim Müdürü Erdem Kaya’nın okulumuz öğretmen ve öğrencilerin, Antalya’nın ve de Anadolu’nun selamını getirdiğimi, herkesi en samimi duygularla da selamladığımı belirterek, her Türkün, geçmişte beraber olduğumuz balkan Müslüman halklarının ve şehirlerinin gönüllerinde önem arz ettiğini belirttim, sonra aynı duygularla bu beraberliğin hayırlı ve dostluğa dönüşmesi sadece iki okul değil iki şehir arasında bir köprü oluşmasını , temenni ettim. Malum bütün dünya birliktelikler oluşturmakta, Müslüman topluluklar ise ayrıştırılmaktadır. İnşe-Allah bu dostlukların artması her iki topluluğa hayır getireceğine inanıyorum. Aynı şekilde yapacağımız protokollerde bu projenin temelini oluşturan karşılıklı öğrenci değişimi yapılması bunu da gelen öğrencilerin Türkiye’de aynı yaş ve cinsiyet grubundan bir arkadaş ailesinde kalacağını, Kosova’da aynı şekilde kalınacağını deklare ettim. Okul müdürleri bu konuda her türlü tedbirleri alacağını belirttim. Kendilerine ve öğretmen ve öğrencilerine teşekkür ettim. Kosovaların Türk insanına olan sevgi karşısında duygulandığımı ve bu konuda da teşekkürlerimi arz ettim. Her türlü kültürel etkinliği de imkanlar ölçüsünde katılabileceğimizi ifade ettim. Yalnız ziyaretler de kabul edilebilecek bir sayıda ziyaretlerin gerçekleşmesi gerektiğini, bu ziyaretlerinde önceden karşı tarafa uzun bir süre den önce bildirilmesi gerektiğini” söyledim.
Sonra okul müdürlüğünce hazırlanan ve yaklaşık yeşil bahçe villaların arasında bir restauranta gittik. Çok nefis özel hazırlanmış bir masada birer çorba tadına doyamadığımız bir salata ve geniş et menülü yemeklerimizi yedikten sonra bizler için hazırlanan okul servisiyle otele bırakıldık. Tüm kaldığımız otel ücretleri karşı okul Müdürlüğü tarafından sağlandı. Akşam üstü tekrar görevlendirilmiş öğretmenler akşam yemeğinde bizlerle beraber oldular birlikte de birer Kosova kahvesi olan “makyedo” içtikten sonra bizlere dinlenmek için odalarımıza çıktık. Ertesi gün sabah saat dokuz bizleri yine ilgili görevli öğretmenlerle alarak, önceleri Kosova savaşının kahramanı Adem YAŞARI’nın kabristanının bulunduğu Prekazi Bölgesine gittik. Yaklaşık iki saat yoldan sonra oraya vardığımızda korunma altına alınmış. bombalarla delik deşik edilmiş, bütün aile fertlerinin (45 kişi) şehit edildiği Adem YAŞARI’nin evini ziyaret ettik. Savaşın çocukları öldüren o çirkin soğuk yüzüne tanıklık ettik. Oradaki yetkili nasıl şehit edildikleri ile ilgili bilgi verdikten sonra , Adem YAŞARI’nın resmi törenle kendisinin ve diğer aile şehitlerini ziyaret ettik. Daha sonra dağların ve ormanın arasında yeşil bir yol üstü lokantasında Arnavut böreği ferini yedikten sonra herkesin Türkçe konuştuğu, Antalyalıların cami yaptırdığı Prizene gittik orada Sinan Paşa cami ve Antalya Camisi Ziyaret edildi ecdada dua edilerek bir kez daha şükranlarımızı arz ettik. Prizen adeta benim için küçük bir İstanbul izlenimi verdi. Sonra akşama doğru jakova yol aldık. Buraya kadar tüm programı kardeş okul üstlenmişti. Bundan sonra jakova Kültür Bakanı tarafından lokantasında ağırlandık. Çok nefis bir ziyafet ile biz ağırlayan sayın bakana ve oğlu Kasino teşekkür ettik. Sayın bakan oğlunu yanımıza vererek akşam Jakova kentini gezdik orada akşam yatsı namazlarımızı da eda ettikten sonra bizler için ayrılan 5 yıldızlı Europe otelinde konakladık. Sabah saat sekiz de bizlere için hazırlanan zengin kahvaltı yaptıktan sonra Priştina – Gilan ve sonra da mutlaka bizimle tanışmak isteyen mütevazi Komaniçe Belediye Başkanına misafir olduk öğle o da bizlere öğle yemeğini ikram etti. Sonra onlardan vedalaşarak, tekrar belediye arabaları ile Gilan ondan sonra da kendi imkanlarımızla Başkent Priştina geldik. Saat 16: 00 dan 12:30 kadar priştina da gezdi alışveriş yaptık . sonra 01:00 de erkenden döneceğimiz Priştina havalimanına döndük Saat 05: 30 da check in den sonra sun ekspres uçağıyla Antalya mesut ve özlemle döndük. Genel Değerlendirmelerim: Kosova , Bosna , Makedonya , ve Balkanlara gitmek içimde bir özlemdi oradalar İslam dinin ve ecdadın etkilerini ve eserlerini görmek. Yüce Mevla’ya hamd olsun ki bu arzu dileğimizin bir kısmı gerçekleşti. Savaş sonrası bu ülkede insanların savaşın etkilerini hayata olan bağlılıkları ile aşıyorlar, yüzleri gülen bu samimi candan misafirperver insanları tanımak bizler nasip oldu. Ülke hızla bir yapılaşmaya alt yapı çalışmaları devam ediyor, hemen sömürgen batılı ülkeler orada üniversiteler ve bankalar ile çalışmalara başlamış, bizim iş adamları daha etkin olması gerekiyor diye düşünüyorum. Gerçi yol ve inşaat yapımında Limak ve Enka firmaları çalışmakta. Savaştan sonra yeni yetişen nesilde gözlemlediğim kadar kültüre manevi değerlere sıkı sıkıya sahip çıkan ve sayıları hızla artan bir grub ile Avrupa özentisi içinde kültürel yozlaşmaya yönelmiş diğer grup var, birinci grup için ülke, millet olarak en azından bizim gibi eğitim kurumların işbirliği ile Avrupa’daki bu gruba sahip çıkılabilinir diye düşünmekteyim. Daha önce Hollanda ve İtalya’ya gitmiştim. Her yediğimizden şüphe içinde olmaktan rahtsızlık duymuş, ve aç denecek şekilde ülkeme dönmüştüm. Ama bu defa Müslüman bir topluluk olan Kosava’da her şeyi gönül rahatlığı ile yemenin mutluluğunu yaşadım. Bir imamın “Yunanlar , İngilizler ve diğer Avrupa ülkeleri zeki olabilirler, ancak bir Avrupa topluluğu olmamıza rağmen bizi Allah seçmiş ve İslamiyet’le onurlandırmıştır. Bu bizim için yeterli ve mücadeleye etmeye değerdir” demesi beni bir Müslüman olarak daha da sevincimi artırmıştır. Ülke fakir ama yaşam düşünceleri ile de muhafazakar ama bir batı toplumu oldukları fevkalede belirgin. Her tarafta Euro kullanılmakta ve kanaatimce hızla Avrupa birliği üyesi olacak bir ülke görünümdedir. Eski Yogoslavya binaları terkedilmiş hep yeni kamu binaları inşa edilerek bir devrin izlerinin sadece müzelik olmasını dilemekteler, ana arterler asfalt, ancak köy yolları zaman, zaman stabilize yollar ve dardı. Evler hemen hepsi villa türü ve çiçeklerle süslü bahçe düzeni çok güzeldi. Prizen çoğunluğun Türkçe konuştuğu küçük İstanbul gibi bir şehir. Bu şehirde Antalyalıların yaptırdığı Antalya camiyi görmek için araba kiralayıp gittim. Bir vakit namazı edası yaptıktan ve şükürden sonra gurur duydum. KOSOVA GEZİ RAPORU Hayri MUTAFOĞLU 21,06,2011 Tarihi sabah saat 05,10 da Antalya havaalanından uçtuk. 07,20 civarında Priştina havaalanına indik. Havaalanında Okul Müdürü Ali Arzemi ve ekibi samimi bir şekilde karşıladılar. Bizleri büyük bir otobüsle Piriştinaya götürdü orada sabah kahvaltısı ikram ettiler. Şehri bir müddet gezdikten sonra Ferizen’e kardeş okul Kuvendi Alberit ‘e gittik. Öğrenciler ve öğretmenlerden oluşmuş coşkulu bir kalabalık. Yöresel medya ve TV. Orada Mirsevindi-Wellcom- Hoş geldiniz yazılı pankart ve Türk Bayrağı ile Kosova Bayraklarıyla çok samimi bir şekilde karşılandık. Karşılama muhteşemdi.Anlatılmaz yaşanır . Okul Müdürü Prf. Ali Beyin Konuşması nı müteakiben Okul Müdürümüz İlhami Kotan Bey İngilizce konuşma yaptılar. Karşılıklı hediyeler verildikten sonra içecek ve pasta ikramından sonra kardeş okul gezdirildi ve okul hakkında ve okulda bulunan resimler hakkında bilgiler verildi. Okul giriş katının duvarında kuruluşundan buyana mezun ettiği öğrencilerin her döneme ait ayrı ayrı resimleri duvara yapıştırılmıştı. Hemen hemen her yerde de İskenderin resmi çok dikkatimi çekti. Karşılama merasiminin ardından Çok Güzel Bir restaurantta Çok güzel bir öğlen yemeği ziyafeti verildi. Hem hizmet hem sunum ve yemekler harikaydı. Yemeğin ardından otelimize geldik. Bir müddet dinlendikten sonra okul ekibi ile tekrar buluştuk. Onların kahvesi makiyato ile tanıştık hafif ve güzel bir içim. Saat 23,00 a kadar muhabbetten sonra istirahat için otelimize geçtik. Sabah otelde kahvaltıyı müteakiben Okulun tahsis ettiği minibüsle Adem Yaşari Kosovanın bağımsızlığında büyük bir rol oynayan kişinin şehit olduğu evi, şehitlik ve gözetleme yaptığı ve hala yatağının içerde bulunduğu yere götürüldük. Şehitlikte açılan ziyaretci defterine de Hepimiz yazılar yazdıktan sonra oradan ayrılarak Kosova’nın Türk şehri Firizen’e gittik hemen hemen herkes orada Türkçe konuşuyordu Tarihi Sinan Paşa camii ve Antalya Camiini gezdikten sonsa Otelimize gitmek üzere yola çıktık. Bize öncülük eden ve çok katkılar bulunan Adnan Beyin oradaki itibarı ve saygınlığı sayesinde Kosova Bakanı nın Restaurantında çok güzel bir akşam yemeğinin ardından. Kosova Mit müdürü Yuhan beyin otelinde ağırlandık. Gece şehir tanıtımı yapıtlı şehrin en yüksek tepesinde bakan beyin oğlu ikramda bulundu saat tahmini 0030 gibi otelimize geldik. Sabah Kahvaltısını bakan beyin restaurantında yaptıktan sonra Belediye Başkanını ziyarete gittik. Belediye hakkında bilgi ve okulumuz v e ziyaretimiz hakkında bilgi alışverişini müteakiben Belediye başkanı yine son derece lüks güzel bir restaurantta Öğlen yemeği ikramını müteakiben Başkente geldik. Gece 01,00 a kadar başkentin güzelliğini yaşayıp alış verişimizi yaptıktan sonra taksilerle havaalanına döndük. Ve saat 07,05 uçağıyla döndük. Her şey harika idi. 3 gün çok güzel bir rüya gibi yaşandı ve bitti. Saygılarımla Özden ÇETİN KOSOVA KARDEŞ OKUL GEZİSİ RAPORU 20 Haziran 03:00 te Antalya Dış hatlar Hava Limanında geziye gidecek arkadaşlarla toplandık. Priştine’ ye gidecek olan uçağımız saat 05:10 da hareket etti. Rahat bir yolculuktan sonra saat 07.00 da Priştina’ ya indik. Başkent Hava alanından ziyade ufak bir Şehir Havaalanını (Kars Havaalanına) benzettim. Bizleri Kardeş Okulun Yöneticileri karşılayıp önce Priştina’da Bosna börekçisine götürdüler, sonra otobüsle Ferijej’ e gittik. Kardeş Okulumuz Kuvendi Arberit’e gittik. Okulun girişinde Öğrenciler bizi Türk Bayrağı açarak ve her birimize Karanfiller, güller vererek çok sıcak karşıladılar. Öğretmenler odasında Öğrenciler ve Öğretmenler Yaz tatili olmasına rağmen hep beraber oturup tanıştık. Bu arada Okul Müdürümüz İlhami KOTAN , getirdiğimiz hediyeleri Okul Müdürüne sundu. Karşılıklı konuşmalar yapıldı. Okul , Kasabalardaki Okula benziyordu. Sınıflarında bilgisayar, projeksiyon , televizyon yoktu. Okulda bir tek projeksiyonun salonda olduğu söylendi. Müdürün odası çok sade döşenmişti. Okulumuzun arması ve Antalya’ yı gösteren çini tabağı görünce çok mutlu olduk. Bizleri Ferijej yakınlarında bir lokantaya götürdüler, bahçesi çok güzel çiçeklerle doluydu. İngilizce Öğretmenimiz ve diğer gruptan İngilizce bilen Öğretmenler sayesinde anlaştık. Salatalar ve etler güzeldi. Bizi memnun etmek için çok çalıştılar. Akşam üstü bizleri kalacağımız Bolera otele götürdüler. Akşam yemeğimizi yedikten sonra Şehirdeki en işlek caddede yürüdük. Bu arada Kardeş Okulumuz Kuvendi Arberit’ in Öğretmenleri gelerek bizi Cafe’ ye götürdüler. Bizlere Kosova’ nın meşhur içeceğinden “Mokate” ikram ettiler.Sütlü Nescafe’ ye benziyor. Ayrıca bizlere aldıkları Özel hediyeleri de verdiler. Gece Otele gelip dinlendik. Odalardaki yataklar hep çift kişilikti. 21 Haziran 2011 Salı günü sabahleyin otelimizde kahvaltı edip Frizen’ e gittik. Yollarda asfalt çalışmaları vardı. Savaştan çıkmış, yeniden yapılanmaya çalışan bir ülke Kosova. Enka ve Limak Şirketleri burada yolları ve inşaatları yapıyormuş. Her taraf çok yeşillik, çiçeklere çok önem veriyorlar. Balkonların çoğunluğunda çiçekler var. Kosova’ nın kurtuluşu için savaşan ve şehit olan Adem YAŞARI’ nın mezarına gittik. Savaş sırasında Sırplılar tarafından bombalanan ev , korunmuş, askıya alınmış, ve ziyaretçilere gösteriliyor. Etrafına yeni binalar yapılmış, ama Liderin öldürüldüğü ev öylece korunmuş. Bizim Atatürk’ümüz gibi Ulusu için fedakarlık yapanlar milletlerinin kalbinde yaşıyor.Akşam Jakoben Şehrine gittik. Orada Jeta lokantasında akşam yemeği yedik. Aile, Türkleri çok seviyormuş. Bizleri çok güzel ağırladılar. Lokantayı aslında tıp Doktoru olan bir delikanlı (32 yaşındaymış ama 25 yaşındaymış gibi gösteriyordu)işletiyordu. Babaları Kosova’ nın Kültür Bakanıymış, geldi ve onlarla tanıştık . Yine Aile ‘ nin işlettiği Jeta adında bir düğün salonu vardı, Orayıda gezdik. Son derece Lüks salondu. Bizi yatacağımız otele getirdiler. Europa otel o bölgenin en güzel oteliymiş. Eşyalarımızı koyduktan sonra , aşağı indik , çok güzel bir Limuzun kapıdaydı. Hemen , Bayanlar aracın önüne ve yanına dizilip Fotoğraf çektirdik. Oteli işletenler ve Jeta lokantasını , düğün salonunu işletenler kuzen oluyorlarmış. Gece bizi şehirde gezdirdiler. Rahibe Tereza ‘ nın heykelini gördük. O bölgenin en yüksek yerindeki bir çay bahçesine gittik. Bütün şehir ışıl ışıldı , güzel bir gece geçirdik . Oteli işleten kişi MİT görevlisi olduğunu söyledi. Sabahleyin 22 Haziran Çarşamba Jeta lokantasının bahçesinde güzel bir kahvaltı ettikten sonra onlara onlara Türk bayrağı hediye ettik ve Teşekkür ederek ayrıldık. Bizleri ciplerle otogar’ a getirdiler. (Bu arada baba Bakan geldi , Beyaz küçük bir jip, etrafında koruma falan yok aracı kendisi kullanıyordu . Denizcilerin ciplerine benzeyen bir araçtı). İki otobüs yolculuğu ve bir taksi yolculuğundan sonra ……… şehrine geldik. Belediye Başkanı bizleri makamında kabul etti . Okul Müdürümüz onlara getirdiğimiz hediyeleri sundu. Belediye Başkanı, yardımcısı ve tercüman bizleri ( Konaku ) denilen bir kır lokantasına getirdi. Hep beraber yemek yedik. Bizi daha sonra …………..şehrinin otogarına kadar getirdiler. Orada biraz dinlendikten sonra Priştina’ ya direk giden bir otobüse bindik . priştina’ ya geldiğimizde Beni –Af isimli alışveriş merkezine gittik. Oradan Türkiye ‘ deki yakınlarımız için hediyeler aldık . Sonra gece 24.00 e kadar Priştina’ nın meydanında gelip geçeni seyrettik. Caddelerde gezdik , cafelerde oturup ,çay içtik. Halkı çok güzel giyiniyordu . Bakımlı insanlar , tarlada çalışınlar bile gayet şık kıyafetli . genç kızlar caddelerde yalnız başlarına gezebiliyordu. Halkın büyük çoğunluğu Müslüman ve Türkçe bilenler var. Bazı kelimeler aynen kullanılıyor. Örneğin “Cezve “ onlarda da aynı anlamda. Yoğurt kelimesine joğurt diyorlar. Fırınları sabahlara kadar açık, hiç kapanmıyor. Bizim kol böreğimiz onlarda da var, Sabahın dokuzunda kebap , et yiyorlar. Türkiye’den giden ETİ, ÜLKER , bisküvileri var. Ayrıca bizim tulumba tatlımızı da yapmışlar. Çayhane bulduk, orada ince belli bardaklarla çayımızı içtik. İzmir’ der gelen biri bize servis yaptı , konuştuk ,bu arada yandaki masalardan bizim konuşmalarımızı duyan Türkler , masaya geldiler,tanıştık. Mersinlilermiş,Enka’ da çalışıyorlarmış. (Adettir dediler ve bizim çay paralarımızı verip gittiler ). Sinan paşa camii , Osmanlıdan kalan bir eser , genellikle camiler yeni yeni yapılıyor. Çünkü savaş sırasında Sırplar camileri yakıp yıkmışlar. Şehir dışındaki evler üç katlı ve bahçeli , çatıları çok dik. Karın çabucak erimesi ve aşağıya akması için böyle yapıyorlarmış. Tanıştığımız Öğretmenlere emel adreslerimizi verdik ve onları Antalya ‘ ya davet ettik. Gece 01’ den sonra priştina havaalanına geldik. Uçağımız kalkana kadar hava limanı kafeteryasında dinlendik , Fatma Hanım’ın aldığı bir tepsi böreği yedik, sohbet ettik. Saat 07:10 da hareket eden uçağımız 09:00 da Antalya hava limanına indi. Bizler için farklı yerler ve farklı insanlar , kültür tanımak hoş oldu . Yararlı bi gezi oldu.
Fatma Çandır KOSOVA GEZİSİ NOTLARI
Kosova gezimiz 20.06.2011 tarihinde Pazartesi saat 03:00’te evlerimizden ayrılıp 07:05 uçağı ile Kosova Priştina’ya uçtuk. Yaklaşık 1 saat 45 dakika sonra Priştina Adem Jashari Airport’ta indik. Antalya’dan sonra içimizi ürperten buz gibi soğuk bir hava ile karşılaştık. İnişimizden kısa bir süre sonra ziyaret için gittiğimiz okul müdürü ve birkaç öğretmen büyük bir otobüsle bizleri havalimanında karşıladılar. Türkiye’de alışık olmadığımız biraz eski otobüsle rüya gibi görüntüye sahip, dikit ve sarkıtları muhteşemliği karşısında kendimiz kaybettiğimiz bir mağarayı gezdik. Yerçekimine isyan edercesine oluşmuş kristal şekiller beni oldukça büyüledi. Mağaradaki görevli bu mağaradaki oluşumların 1 mm için 30-40 yıl gibi bir zaman gerektiğini anlatınca, böyle bir oluşumun zamanını belirlemek oldukça güç olduğunu anladım. Daha sonra aynı minibüsle ile feriza’daki otelimize yerleştik. Kısa bir dinlenmenin ardından okulu ziyarete gittik. Bize olan ilgi ve karşılama beni çok etkiledi. Öğrencilerin disiplini ve saygısı, öğretmenlerin ilgisi bir zamanlar Osmanlı toprakları olan bu ülkede türk kültürünün izlerine rastlamak bana ayrı bir gurur verdi. Okuldaki ziyaretimiz sonunda kültüre, eğitime verilen önem ve ayrıcalığı gördüm. Sınıflarda tahta masa ve sandalye dışında teknik hiçbir gereç yoktu. Fakat öğrenci ve eğitim kadrosunun değeri fark ediliyordu.öğretmenlerin bir çoğu branşlarında uzman kişiler olduğunu, matematik dersi öğretmenin kendi ders kitabını okulda okuttuğunu öğrendiğimde düşüncelerimde yanılmadığımı anladım. Okul ziyaretinden sora yemeğe götürüldük, gittiğimiz mekanda bahçe düzeni, taş ve ahşaptan yapılan bina ve rengarenk açmış güzel çiçekler görülmeye değerdi.okul müdürleri yaptıkları konuşmalardan sonra masaya gelen yeşil salata bir şaheserdi. Bu arada yöreye ait doğal kaynak suyu “Bros” değerli olduğunu öğrendik. Yemeğin ardından kendilerinin özel içeceği olan kahve makeyedo ikram ettiler. Gün boyu okul müdürü ve öğretmenleri bizleri yalnız bırakmadılar. İkinci gün gezimiz jakova idi.oraya giderken geçtiğimiz yollardan alt yapının olmadığı ama hızlıca her yerde çalışmaların devam ettiğini gözlemledik.gittiğimiz her yerde Türkçe konuşmamızın anlaşılması biz mutlu etti. Akşam yemeğini, kültürü ve misafirperverliği ile beni etkileyen bir aile işletmesi olan Jetta’da yedik. orada kültür bakanı ile birlikte olduk. Akşam bize şehri gezdirdiler, Europe otelde ağırlandık. Üçüncü gün Gilan ve komeniçe’ye belediye başkanını ziyaret ettik. Priştina gezimizden sora dönüşümüz ile bu tatlı seyahatimiz çok derin ve güzel etkiler bıraktı üzerimde.
Fadime GENÇ 19-23 Haziran 2011 Tarihinde Yapılan “Kosova Kardeş Okul” Gezisi Değerlendirme Raporu
İlk olarak uçaktan izlediğim koyu yeşil bir bitki örtüsü doğal güzelliğinin doyumsuz olduğuna kanıttı. Karşılama öyle güzel tertiplenmişti ki havaalanından otobüse bindiğimizde bizim sanatçılarımızdan şarkılar söylüyordu teyp. Ülke olarak yeni yapılanan, sistemlerini yeni oturtan, özellikle alt yapı çalışmalarını tamamlamaya çalışan durumdaydı.Yolları bozuk ve dardı.Savaşın belirtileri göze çarpıyordu.İnsanların yeniden evlerini yapmaları,bahçe düzenine kadar her şeyi yerli yerinde gerçekleştirmeleri övgüye değerdi.Özellikle evlerin etrafı temiz,düzenli ve zevke göre döşenmişti sanki.En güzeli de bütün balkonların ve bahçelerin çiçeklerle donatılması idi.Göz estetiğine önem vermişler,çevrelerini güzelleştirmişlerdi. Karşılayan okulda öğrencilerin, öğretmenlerin, okul müdürlerinin ve diğerlerinin misafirperverliği muhteşemdi.Sanki sözün bittiği andı.Karşılıklı bayraklarla,çiçeklerle öyle sevgi gösterisinde bulunmuşlardı ki.Ayrıca nereye gitsek bizi anlayan,bizim gibi birileri mutlaka vardı.Bu da Kosova’nın bizden bir parça olduğu,bize benzediği,ortak yönlerimiz olan bir ülke olduğu kanısını bıraktı bende.Öyle tezatlar da vardı ki;örneğin her yer hurdaya ayrılmış güzelim araçlarla doluyken,minibüs ve yolcu otobüsleri genelde eski modeldi.Bu bana daha önceki ülke düzenlerinden kaynaklanan bir sorun gibi geldi. O kadar gezdik dolaştık. İnsanlarının çok saygılı olduğunu ve ses tonlarını çok arttırmadıklarını gördüm.Özellikle şehir içi trafiğin çok yavaş olduğu,stressiz olduğunu,korna seslerinin azlığını fark ettim.Yayalara çok saygılıydılar.Eğer yolda yaya varsa araçlar durarak saygılı bir şekilde yol veriyorlardı. Kosova’da kendimi turist gibi hissetmedim.Çünkü Türk isimleri,markaları her yerde karşıma çıkıyordu.Ayrıca bir Avrupa ülkesinde ezan sesi duymak ta beni yaklaştırdı galiba Kosova’ya.Yeşil doğanın kucağına yerleşmiş camileri gördükçe Osmanlı’nın yüceliğini bir kez daha anladım.Onlar da bize Osmanlı’ya hayran ve Osmanlı’nın torunları olduklarını söylüyorlardı.Güzelim ülkeye savaşın verdiği zararlar çoktu.Fabrikalarının yeniden yapılanmasından tutunda ormanları bile yeniden yeşeriyordu.Meşelikler yeni boy vermişti. Kısacası,son anda katılabildiğim Kosova gezisi beni çok mutlu etti.Gerek aradaki görevliler gerek gezi arkadaşlarımın uyumu ve birlikteliği gezime ayrı bir lezzet kattı.Dilerim biz de onları aynı,hatta daha fazla misafirperverlikle karşılar,ülkemize ve yakışan biçimde ağırlarız. Emeği geçen herkese teşekkür ederim. KOSOVA FOTOĞRAFLARINA ULAŞMAK İÇİN TIKLAYINIZ.
|